Olympos Antik Kenti Gezi Rehberi ve Tarihi

Olympos Antik Kenti Gezi Rehberi: Ormanın İçindeki Saklı Likya Limanı
Antalya’nın Kumluca ilçesi sınırlarında yer alan ve Beydağları Milli Parkı’nın kalbinde konumlanan Olympos Antik Kenti, tarih ile vahşi doğanın birbirine tamamen karıştığı, Türkiye’nin en mistik arkeolojik alanlarından biridir. Akçay Deresi’nin denize döküldüğü vadinin iki yakasına kurulan bu eski Likya liman kenti, Helenistik dönemden itibaren Akdeniz ticaret gemilerinin ve bir dönem de Kilikya korsan şefi Zeniketes’in en korunaklı sığınağı olmuştur. Kent, Roma komutanı Servilius Vatia tarafından korsanlardan temizlenene kadar uzun süre bir korsan şehri olarak anılmıştır.
Olympos’u gezerken standart bir müze alanından ziyade, devasa çınar ağaçlarının, sarmaşıkların ve defne yapraklarının arasına gizlenmiş surları keşfedersiniz. Vadinin güney yakasında yer alan Antik Tiyatro, Bizans Bazilikası ve kentin su ihtiyacını karşılayan devasa su kemerleri ilk görülmesi gereken yapılardandır. Nehrin kuzey yakasında ise kentin en ünlü kalıntısı olan ve üzerinde bir gemi kabartması ile kaptanın adının yazılı olduğu Kaptan Eudemos’un Lahdi yer alır. Lahdin üzerindeki yazıt, denizcilik tarihi açısından bölgenin en önemli epigrafik buluntularından biridir.
Kent içindeki patikaları takip ederek ulaştığınız Olympos Sahili, çakıllı yapısı ve nehrin denizle buluştuğu buz gibi tatlı su kaynağıyla benzersiz bir yüzme deneyimi sunar.
Akşam saatlerinde ise kentin hemen arkasındaki yamaçlarda yer alan, mitolojik hikayelere konu olmuş ve binlerce yıldır kayaların arasından hiç sönmeden çıkan doğal gaz alevleriyle ünlü Yanartaş (Chimaera) rotasını ziyaret ederek, meşalelerin ışığında antik Likya atmosferini derinlemesine yaşayabilirsiniz. Bölgede konaklama için dünyaca ünlü doğa dostu ahşap ağaç evler (bungalovlar) tercih edilmektedir.
